Marketing Türkiye
1 Haziran 2004


Bugün dünyanın hemen her köşesinde internette sörf deyince akla ilk olarak Google geliyor. Öyleki Amerikalılar internette arama yaptıklarını anlatmak için "I Googled this today" yani "bugün şunu Google'ladım" diyor. Peki, kullanıcıların gündelik yaşamıyla bu kadar iç içe geçmiş, bu kadar yaygın bir sanal ortam, reklam mecrası olarak ne olanaklar sunuyor?

Firmamız, web sitemiz, markalarımız ve satış hedeflerimiz için bir faydası var mı? Bildiğimiz CPM bazlı internet reklamcılığının ötesinde ne verebiliyor?


Merak ettik, gittik ve olayı mahalinde inceledik... Söyleşimiz, Google Uluslararası Ürün Yönetimi Direktörü Adam Freed ile...


-Meltem Özçelebi: Türkiye’den ne kadar arama yapıldığını hep merak etmişimdir. Sanırım, dünya genelinde arama trafiğinin çoğunluğu Amerika’dandır.
-Adam Freed: Ülke bazında rakamlar açıklayamıyoruz, ama Google arama trafiğinin yarısından fazlasının Amerika dışındaki ülkelerden geldiğini söyleyebilirim.
-Meltem Özçelebi: Söyleşide odak noktamız, Marketing Türkiye okurlarının profesyonel anlamda ciddi şekilde fayda alabileceği ürünleriniz ve hizmetleriniz olacak. Bunlardan AdWords, AdSense, Web Search ve Froogle, kurumların internet’in gerçek potansiyelinden paylarını alabilmeleri için düşünülmüş araçlar. Bunları sadece güçlü yazılımlar olarak da görmemek gerekiyor. Çünkü Google bünyesinde, belli bir bütçe ayıran müşterilere yönelik “Premium” servisler sunan ciddi bir ekip de var. Görevleri, müşteriye özel reklam çözümü hazırlamak ve daha sonra da kampanya/kreatif optimizasyonu, özel raporlama ve takip sistemleriyle en yüksek verimin alınması için müşteri kampanyalarını yakın takibe almak. Özellikle AdWords üzerinde yoğunlaşmak istiyorum. AdWords nasıl kullanılabilir reklamverenler tarafından?
-Adam Freed: Google, AdWords’u hedef kitlesine yüksek verimlilikte ulaşmak isteyen reklamverenler için tasarlandı. Reklamcıların kendi hedef sözcüklerini belirlediği ve sadece tıklama başına bedel ödediği bir sistem bu. Belli bir sözcüğü arayan bir internet kullanıcısının, yani müşteri adayının karşısına arama sonuç sayfası çıkıyor ve Google reklamı bu sayfada gösteriyor. Google’ın farklarından biri reklamverenin bu reklam görünümü için para ödemiyor olması. Ama müşteri adayı o reklama tıklayarak reklamverenin web sitesine giderse, ücret ödeniyor.
-Meltem Özçelebi: Reklamverenlere ne gibi hedefleme yöntemleri sunuluyor?
-Adam Freed: Google AdWords, ayrıca ülke ve dil bazında hedefleme olanağı da sunuyor. Şu anda 180’den fazla ülke ve dil kombinasyonunu seçebiliyorsunuz. Reklamların çoğu metin bazlı olduğu için reklam hazırlamak çok kolay ve maliyeti düşük. Aynı şekilde, değişik hedef kitlelere yönelik mesaj alternatiflerini farklı dillerde oluşturmak çok hızlı bir süreç olabiliyor. Reklamlar sadece seçilen hedef sözcüklere göre gösterildiği için, reklamverenler mesajlarının son derece hedefe kilitlenmiş bir şekilde ürün veya hizmetleriyle ilgilenebilecek kullanıcılara ulaştığına emin olabiliyorlar.
-Meltem Özçelebi: Bence Google AdWords’ün en önemli özelliği, performans bazlı medya planlamayı gerçekleştirebilme fırsatını vermesi. Kısaca, reklamı satışa kadar takip edebilmesi ve birim maliyetlerini gösterebilmesi. Bizim bu ileri derecede bilgilere ulaşmamızı sağlayan Dönüşüm Takibi’nin (Conversion Tracking) nasıl çalıştığını özetleyebilir misiniz?
-Adam Freed: Online reklamcılıkta, dönüşüm, reklama tıklanıldığında bu “Tık”’ın reklamverenin önemli saydığı bir müşteri davranışına doğrudan yol açmasıyla gerçekleşir. Her reklamveren için takip edilmesi gereken fayda farklıdır. Bu faydalara örnekler, siteden bir alışverişin gerçekleşmesi, bir katılım formunun yeniden doldurulması, yeni çıkan bir üründen söz edilen bir sayfanın görünümü veya bilgi istek formu doldurmuş olan bir müşteri adayı olabilir.
-Meltem Özçelebi: O zaman bu yöntem aynı zamanda doğrudan satış hedefi olmayan ve sadece markaya yönelik bir medya planında yararlı olabilir. Hedef kitleye hangi hedef sözcüklerle ve mesajlarla daha verimli olarak ulaşıldığı bu şekilde takip edilebilir.
-Adam Freed: Google bu dönüşümleri ölçebilmek ve dolayısıyla da reklamverenlere, AdWords’ün ve anahtar sözcüklerin ne kadar verimli olduğunu belirlemelerinde yardımcı olmak için bir araç geliştirdi. Bu araç tek tek her bir “AdWords reklam tıkını” ve “Sitenin içindeki belirli bir sayfaya (Dönüşüm Sayfası) ziyareti” birbirine bağlantılandırır. Bir eşleşme gerçekleştiği zaman, Google bir adet başarılı dönüşüm kaydeder. Dönüşümler, her bir reklam tıkı bazında takip edilir ve kesinlikle birden fazla reklamverenle bağlantılandırılmazlar. Bu ölçümlerin saklanması için ve Google’ın Dönüşüm Takibi ile arama sonuçları için birbirinden tamamen ayrı sunucular kullanması, bireysel kullanıcıların gizlilik haklarını korur. AdWords dönüşümlerinin (Başvuru formu, müşteri adayı, başarıyla tamamlanan satış) her aşamada takibi için oluşturulan dönüşüm raporları –hem standart hem de özelleştirilebilir olarak- AdWords reklam programında yer almaktadır.
-Meltem Özçelebi: Peki Google Türkiye’deki reklamcılara özel olarak ne gibi olanaklar sunmakta?
-Adam Freed: Google arama motoru gibi, AdWords reklam programı da artık Türkçe arayüze sahip. Türk Lirası veya diğer belli başlı para birimleriyle reklam satın alabilmek mümkün. Kredi kartları veya lokal banka transferi ile ödeme yapılabiliyor.
-Meltem Özçelebi: Biz doğa sporları hizmetleri veren müşterimiz Dragoman için, tam bu özelliklerden yararlanmıştık. Fransa’daki Google trafiğine Fransızca, Almanya’dakine Almanca, Finlandiya’dakine Fince ve Rus Cumhuriyetlerine yönelik de Rusça reklam metni göstermiştik. Aslında, Google’da ülke ve dil seçeneklerinin kombinasyonu o kadar çok ki, potansiyel olarak, Zimbabwe’deki bir Litvanya ’lıyı da hedeflemek mümkün.
-Adam Freed: Evet, Google’da reklam verirken dikkat edilecek bir nokta da, reklamların yukarıdan aşağı sıralanması yöntemi. Google, bir reklamın 1’inci sırada mı, yoksa 3’üncü sırada mı yer alacağına Tık Maliyeti (CPC) ve Tıklama Oranı’nın (CTR) bir kombinasyonuyla gerçek zamanlı olarak karar veriyor. Bir başka deyişle, bunlar ne kadar yüksek olursa, reklam o kadar yukarı sırada yer almaktadır. Çünkü bu sıralama sistemi, hedefe göre iyi ayarlanmış ve ilintilendirilmiş reklamları ödüllendiriyor. Böylece bir reklam hiçbir zaman sadece fiyatı nedeniyle ilk reklam spotunu ele geçiremez.
-Meltem Özçelebi: Froogle da çok ilginç bir sözcük. Nedir Froogle? Türk firmaları da değerlendirilebilir mi?
-Adam Freed: Şu anda beta halinde olan Froogle, Google’ın ürün arama motoru. İnternet kullanıcılarını aradıkları ürün veya hizmetleri satan web sitelerine en kısa yoldan ve en doğru şekilde ulaştırmayı amaçlıyor. Odak noktası ise son derece objektif sonuçlar sunabilmek. Dolayısıyla, alışveriş sitelerinden arama sonuçlarında sitelerini daha yukarıda göstermek için ödeme kabul etmiyor. Reklamlar, açıkça sponsor linki olarak etiketlenerek, sonuç listelemelerinin sağında yer alıyor. Froogle şu anda sadece ABD’ye ürün gönderebilen İngilizce bazlı sitelere açık. İleride çok sayıda birey ve işyeri de yararlandırabilmeyi de ümit ediyoruz.
-Meltem Özçelebi: Peki, Froogle’ da ürünlerimizi listelemek ücretsiz mi?
-Adam Freed: Google, Froogle indeksinde ürün listelemek için ücret almıyor. Hatta her gün milyarlarca web sayfasını otomatik olarak tarayıp uygun sayfaları da indekslediği için, bir firmanın ürünlerinin otomatik olarak Froogle ’a eklenmiş olması da çok yüksek bir olasılık.